İyi ki doğdun Yakup Saygılı

Bundan 46 yıl önce, 17 Nisan’da Berlin’de güzel bir bahar günü. Gurbetçi bir ailenin nur topu gibi bir erkek çocuğu Dünya’ya gelir. Ezan okurlar kulağına, dua ile de adını Yakup koyarlar. Ay gibi güzel ve yüce gönüllü manasına gelir Yakup.

‘İnsan kaybederek, neyi kazanacaksınız?’

Meşhur ve malum hikayedir, bilirsiniz. Çölde, devesiyle yorgun argın yol almaya çalışan bedevinin, yolunu keser bir yolcu. Çok aç, susuz ve bitkin bir haldedir. Bedeviyi görür görmez, önüne atlar ve “Ne olur birazcık su!” der. Bedevi, yardım etmek için devesinden...

Kadınlara musallat olan dinbazlar çağı

‘Biliyor musunuz’ diyordu Cahit Zarifoğlu, ‘Ben bu çağdan nefret ettim/Etimle kemiğimle nefret ettim. Genç sayılır bir yaşta ölmüş olmasaydı ve bugünleri görseydi sanıyorum şiirini şöyle değiştirirdi. Ben bu çağdan tiksindim/Etimle kemiğimle, bütün hücrelerimle, iğrendim…

Dostun attığı gül

Dostun vefa bilmediği, düşmanın zulümden usanmadığı bir devirde yaşıyoruz ve bu, birkaç yüzyıldan beri devam ediyor. Ne eşkıyalar azaldı, ne de biz bir araya gelebildik. Geçen bu kadar zaman içinde, hâlâ ayakta isek, bu kesinlikle Allah’ın lütfundan başka bir şeyle...

Ekonomi seçim iptalini kaldırmaz

Bütün veriler ve birkaç sene ötesine dair tahminler gösteriyor ki Türkiye’yi kasıp kavuran krizde en kötüsü henüz geride kalmadı.

Please publish modules in offcanvas position.