Uyanış mı dediniz?

Uyanış mı dediniz?

Şarkıcı Sıla, beraber yaşadığı oyuncu Ahmet Kural’dan şiddet görmüş.

Bizzat Aile, Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, ünlü sanatçı Sıla’yı telefonla arayarak geçmiş olsun dileklerini iletmiş.

İnsanlarda bir rikkat, bir merhamet, bir duyar bonkörlüğü ki sormayın.

Önüne gelen Ahmet Kural’a nefretini kusuyor, Sıla’yı bağrına basıyor.

Şiddetin her türüne lanet olsun ve elbette kadına şiddet kesinlikle olmamalıdır.

Ama kardeşim, bu toplumun ikiyüzlülüğüne, gösteriş için kastığı duyara da bir şey demeyecek miyiz?

Binlerce kadın masum olduğu biline biline hapiste çürütülürken, hamile kadınlara zulüm üzerine zulüm yapılırken, yeni doğum yapmış anneler bir eşkıya gibi oradan oraya sürülüp her türlü eziyet reva görülürken görmezden gelenlerin Sıla’ya uygulanan şiddete bu kadar hassas olmasının bir manası olabilir mi?

Erkeğin uyguladığı şiddete karşı sıfır tolerans gösteren şiddet karşıtı İslamcısı, Laiki, eliti, liberali, seküleri topyekûn ülkenin tamamı hapisteki yüzlerce bebek için kılını kımıldatmayıp, mesele bir sanatçıya uygulanan şiddete gelince dünyanın en hassas varlıklarına dönüşmesinin mantığını biri izah edebilir mi?

Benzer bir ikiyüzlülük de AKP cenahında yaşanıyor.

Son dönemde fazla elektrik faturalarından, ödenemeyen borçlardan filan canı yanan AKP seçmenleri videolar çekip iktidara, Tayyip Erdoğan’a ağır hakaretler ederek “ellerimiz kırılsaydı” diyorlar.

Pişmanlık ifade ediyorlar.

Garibim bazı saflar da bu pişmanlık gösterilerini “uyanış” zannediyor.

Halk uyandı diye sevinen ve maalesef bu ülkeyi zerre miktar tanımayan insanlar var hala.

Bu yüzden Tayyip Erdoğan kaç seçime girerse girsin kazanacak, kazanmaya devam edecek.

Çünkü bu toplumu herkesten iyi tanıyor.

Ve çok iyi biliyor ki, kendisine küfreden, hakaret eden, 100 lira zarar etti diye yeri göğü inleten vatandaşı, seçim öncesi 30 liralık bir kıyak gördüğü an en kral Tayyipçi ve AKPci olacaktır!

Bu ülkenin namuslu insanları sebepsiz yere hapse atılıp, gazeteleri, okulları, işyerleri kapatılırken, masumun malına mülküne el konulurken, susmak ne kelime verdiği oy ile destekleyenlerin 180 lira için ülkeyi bataklığa saplayanlara isyan etmesi samimi değildir, ikiyüzlüdür, çıkarcıdır, ucuzdur!

Ülkenin trilyonları iç edilirken susanların, 180 lira elektrik parası yüksek geldi diye kudurması, ağzından köpükler saçarak beddua etmesi ortalama Türk insanının kalibrasyonu hakkında maalesef bize ciddi bir göstergedir.

Birbirimizi kandırmaya hiç gerek yok.

Bize dokunmadıkça sesimizi çıkarmamak bir yana oylarımızla desteklediğimizi, oh olsun dediğimizi, iftira attığımızı, ihbar ettiğimizi hepimiz biliyoruz artık.

Tayyip Erdoğan’ı tanıdığımız kadar birbirimizi de tanıyoruz.

Üç kuruş için çılgına dönenlerin özgürlüğün de şiddetin de çok anlamı olmadığını da biliyoruz.

Kimse kimseye boşuna duyar kasmasın, kimse kimseyi aldatmasın sevgili dostlar!

Bir ülke topyekûn uçuruma sürüklenirken uyuşmuş gibi hissiz, tepkisiz ve suskun olanların bir su faturasıyla uyanışa geçeceğini düşünmek kadar aptalca bir şey olamaz.

İktidarıyla, muhalefetiyle, solcusuyla, ülkücüsüyle, İslamcısıyla, milli görüşçüsüyle, Kürdiyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, sosyalistiyle herkes ikiyüzlü, herkes kendi acısının duyarlısı.

Kim söylemişti hatırlamıyorum, şöyle diyordu:

Acı çekiyorsan canlısın. Başkasının acısını çekebiliyorsan insansın!

Bu toplum canlı olabilir ama henüz insanlık sınavını tam olarak veremedi.

Veremedikçe de bu süreç sürecek, hırsızlar çalmaya, zalimler iktidarda tepemize vurmaya devam edecek!

e-max.it: your social media marketing partner

Please publish modules in offcanvas position.