İmamoğlu AKP’ye geçer mi?

Saray’ın kapısında hizaya girenlerin arasına Ekrem İmamoğlu da katıldı. Her şey daha güzel olacaktı, Recep T. Erdoğan’a kafa tutacak, belediyede kalmayacak, Cumhurbaşkanlığına da yürüyecek, ülkeyi Recep T. Erdoğan diktasından kurtaracaktı. Ufukta beklenen kurtarıcı yeni bir Mustafa Kemal gibi bir şeydi. Belediyelerdeki bütün yolsuzlukları bir bir açıklayacak yeri göğü inletecek, bütün kirli çamaşırları kamuoyuna anlatacak hepsinden hesap soracaktı. 15 bin oyu kabul etmeyenlere millet 800 bin oyla cevap vermişti. Ekrem gerçek bir halk kahramanıydı artık.

Ama hiç biri olmadı. Gücünü toplumdan alıp hukuk tanımazlara meydan okumak yerine o da Saray’ın sağından hizaya girmeyi tercih etti. Tıpkı bir WhatsApp mesajıyla maç bitmeden adamı galip ilan eden Muharrem İnce gibi o da fiyaskoya dönüşmek üzere.

Olayı abartarak söyleyeyim; Ekrem İmamoğlu CHP’den istifa edip AKP’ye geçebilir de ama bu iki parti o kadar uyumlu ki istifa edip kağıt israfı yapmasına gerek yok. Tıpkı genel merkezinin yaptığı gibi CHP kartviziti taşıyarak da Saray’a çok büyük hizmetler edebilir.

Sizce de çok tuhaf değil mi? ‘Adam’ı iki kere yeniyorsun, toplum varını yoğunu ortaya koyup senin iki kere arkanda duruyor, sen umut olmak yerine gidip Saray’a selam çakıyorsun.

Bugünkü siyasetin ülke için bir umut olma ihtimali yok; bu kanaatim iyice pekişiyor. Hatta 15 Temmuz rejimi tek başına Recep T. Erdoğan ve AKP’nin projesi değil, muhalefet partileri de en az onlar kadar işin içinde. Yine öyle anlaşılıyor ki görüntüleri ilk defa Yenikapı’da medyaya düşen iktidar ile muhalefet arasındaki aşkın boyutları, kamuoyundaki it dalaşının aksine bir hayli ileri boyutlarda. Cumhur ittifakı hukuk ve adalet adına ne varsa her şeyi CHP ve İP ile birlikte yıkıyor.

CHP özellikle 15 Temmuzdan sonra ülkeyi kökten yıkıma götüren hiçbir temel meseleye itiraz etmedi. Etmediği gibi baston değnekliği yaptı. 20 Temmuz darbesiyle ülkenin kararnamelerle yıkılmasına, yüzbinlerce insanın devletten ihraç edilmesine dişe dokunur bir itirazı olmadı. Meclisi fiilen rehin alan milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasını Saray ile birlikte organize etti.

16 Nisan 2017 yılında yapılan parlamenter sistemi ortadan kaldıran Referandum üzerindeki şaibe tartışması da CHP’nin alelacele yaptığı açıklamayla bitmişti. Saray atı alıp Üsküdar’ı geçerken CHP ‘Biz kendimizi diğer yüzde 51’e anlatmak için daha çok çalışacağız’ açıklamasıyla şaibeli yenilgiyi kabullenmiş ve tartışma bu cümleyle ortadan kalkmıştı.

Birlikte kurdukları 15 Temmuz rejiminde, Recep T. Erdoğan ve avanesi kararnamelerle yetkileri tek elde toplarken, TSK dahil bütün kurumları yok ederken kılını kıpırdatmayan CHP ve İP Fethullah Gülen Hocaefendi’nin iadesi için ABD’de girişimlerde bulunuyor. Utanmaz HDP’nin utanmaz açıklamasını ve bu girişime desteğini de ayrıca not etmek lazım. Çünkü gelecekte bu ahlaksız dönem anlatılırken CHP ve İP’nin Cumhur ittifakıyla birlikte demokrasi ve siyaseti nasıl yok ettiği anlatılırken …. HDP’nin tutarsızlıkları da konuşulacak.

Neyse konumuza dönelim Ekrem İmamoğlu da küçük kazanımlar karşılığında Saray ile anlaşmışa benziyor. Bundan sonra İmamoğlu’nun şahsi şirketine hangi ihalelerde kolaylık sağlanacak iyi takip etmek lazım.

Tam burada bir kez daha hatırlamakta fayda var. Bir tek cemaati, küçük menfaatler karşılığında satın alamadı. Ne dünyalık beklentiler ne korkutma, ne şiddet, ne de zulüm onları sağdan hizaya soktu. Bu ahlaksız ve adaletsiz rejime karşı çıktı.

15 Temmuz rejimini AKP, MHP, İP, CHP beraber kurdunuz. HDP’de dışarıdan destek verdi. Hepiniz bu adaletsizliğin ve bu zulmün suç ortaklarısınız.

Please publish modules in offcanvas position.