AKP, Uygurlara kör!

ÖZEL HABER | İLKER DOĞAN

Doğu Türkistan’daki Müslüman Uygurlar yıllardır Çin’in zulmü altında inliyor. BM’ye göre 1 milyon civarında Uygur, Çin’in ‘eğitim’ merkezi olarak tanımladığı ‘beyin yıkama’ kamplarında soykırıma uğruyor. Uygurlu sivil toplum örgütlerine göre ise sayı çok daha fazla. Erkekler hapsediliyor, kadınlar bütün dünyanın gözü önünde tecavüze uğruyor.

3-4 yaşlarındaki çocuklar, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ailelerinden alınarak sözde ‘çocuk esirgeme kurumlarına’ yerleştiriliyor. Birleşmiş Milletler Irk Ayrımcılığının Kaldırılması Komisyonu’nun raporuna göre, özerk Uygur bölgesi bir gözetim kampına dönüştürüldü. Doğu Türkistan’da bütün bunlar olurken tıpkı dünyanın geri kalanı gibi Türkiye de yaşanan zulmü öylece izliyor. Her konuda konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bu konuda ‘duvar’ kadar sessiz! Sözde ‘İslamcı’ AKP ve küçük ortağı ‘milliyetçi’ MHP sessiz kalmakla yetinmiyor; geçtiğimiz Haziran ayında İyi Parti’nin ‘Uygur Türklerinin gördüğü zulüm araştırılsın’ önergesi de yine AKP ve ortağı MHP’nin oylarıyla reddedildi. Türkiye, Uygurlar için Çin’e geçtiğimiz ay ‘insan haklarına saygı’ çağrısı yapan 23 ülke arasında bile yoktu!

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün İstanbul Kongre Merkezi’nde 35. İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi Toplantısı Açılış Töreni’nde konuştu. İslam dünyasına yönelik yapılan zulümlerden bahsetti. Filistin’i anlattı, İsrail’e yüklendi. Ancak 70 yıldır Çin’in adeta ‘soykırıma’ tâbi tuttuğu Uygurlarla ilgili tek kelime etmedi.

Çin’in 1949 yılından bu yana hakimiyeti altında tuttuğu Doğu Türkistan’da zulüm artarak devam ediyor. Dünyanın gözü önünde Uygurlar’a ‘soykırım’ uygulanıyor. Çocuklar ailelerinin elinden alınarak sözde ‘çocuk esirgeme kurumlarına’ veriliyor. Çocuğunu bir kez Pekin hükümetine kaptıran bir ailenin tekrar evladını görmesi neredeyse imkansız! Çinli erkekler, ‘kardeş aile’ kılıfıyla kocası tutuklu Uygur kadınların evlerinde kalmak üzere yollanıyor.

HAPSEDEREK ‘SOYKIRIM’ YAPILIYOR

Birleşmiş Milletler’e (BM) göre 1 milyon civarında Müslüman Uygur Türkü Çin’in ‘eğitim merkezi’ olarak dünyaya lanse ettiği ‘beyin yıkama’ kamplarında zorla tutuluyor. Uygurlu sivil toplum örgütlerine göre ise kamp ve hapishanelerde tutulan Uygurlu ve Sincanlı müslümanların sayısı çok daha fazla. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’un Asya’dan sorumlu üst düzey yetkilisi Randall Schriver, mayıs ayında yaptığı açıklamada bu sayısının 3 milyona yakın olduğunu söylemişti. Bölgenin toplam nüfusu yaklaşık 20 milyon! Bu 100 Uygur’dan 15’inin Çin’in toplama kamplarında olduğu anlamına geliyor!

HAPİSHANE SAYISI 500’DEN FAZLA

Washington merkezli Doğu Türkistan Milli Uyanış Hareketi, geçtiğimiz hafta Uygurların tutulduğu yaklaşık 500 kamp ve hapishane olduğunu belgelerle ortaya koydu. Çoğunluğu müslüman olan Doğu Türkistan için bağımsızlık isteyen Türkistan Milli Uyanış Hareketi, Uygur Türklerinin kültürlerinin değiştirmeye zorlandığı belirtilen 182 ‘odaklanma kampı’nın coğrafi koordinatlarını paylaştı. Aynı açıklamada, Google Earth vasıtasıyla 209 şüpheli hapishane ve 74 işçi kampının daha tespit edildiği ve bunun ayrıntılarının daha sonra paylaşılacağı belirtildi.

BELGELERE GÖRE ‘SOYKIRIM’ VAR

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu tarafından daha bir kaç gün önce çok önemli bazı ‘gizli’ belgeler yayınlandı. Belgeler, Çin’in yüzbinlerce Uyguru söz konusu toplama kamplarında ‘beyin yıkama’ sürecinden geçirdiğine işaret ediyor. Bu belgedeki emirler, kampların yüksek güvenlikli bir hapishane olduğunu, ciddi bir disiplin sistemi ile cezaların yer aldığını, kamplardan kaçışların olmaması için önlemlerin alındığını ortaya koyuyor. Doğu Türkistan’ın önde gelen güvenlik uzmanlarından Adrian Zenz, “Belgeler bir çeşit kültürel soykırım olduğunu doğruluyor.” diyor.

KALICI OLARAK KAMPLARDA TUTUN!

Soykırım belgelerinin altından bir Han Çinli olan Zhu Hailun’un imzası bulunuyor. Peki söz konusu belgelerde hangi talimatlar yer alıyor; “Kamplar bütüncül fiziksel ve zihinsel kontrol sistemine sıkı bir şekilde riayet etmeli. Her binanın çevresi tellerle çevrilmeli. Sürekli gözetim sağlanmalı. Mahkumlar kalıcı olarak kamplarda tutulabilir. En erken bir yılın sonunda programı tamamlayıp serbest bırakılabilirler. Kamptakiler 7 gün, 24 saat kameralarla takip edilmeli. Kamp içerisinde hiçbir kör nokta bırakılmamalı.”

UYGURLARA ZULÜM ARAŞTIRILSIN ÖNERGESİNE AKP VE MHP’DEN RET!

Çin, söz konusu soykırımı bütün dünyanın gözleri önünde yapıyor. Dünya sessiz; ancak Türkiye, daha sessiz! Bulduğu her fırsatta müslümanlıktan, milliyetçilikten dem vuran AKP hükümeti ve küçük ortağı MHP, Uygurlara yapılan zulüm karşısında adeta lal kesilmiş gibi görünüyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar Uygurlara yapılan işkence ve zulümlerle ilgili dişe dokunur tek kelime etmedi. Aksine daha bir kaç ay önce İyi Parti tarafından verilen ‘Uygur Türklerinin gördüğü zulüm araştırılsın’ önergesi AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi!

UYGURLU GENÇ: TÜRKİYE BİZİ UNUTTU

Türkiye’nin ikiyüzlü tutumunun Uygurlar da farkında. Çin’deki kamplarda 3 ay kalan 26 yaşındaki Habibullah Aziz, geçtiğimiz ay Euronews’e şunları söylemişti: “Orası eğitim kampı değil, güneşin altında aç ve susuz tüm gün ayakta beklettiler. Köpek vardı. Sabahtan akşama kadar her şeyimizi Çin Komünist Partisi’ne borçlu olduğumuzu söylüyorlar. Nazi kamplarındaki gibi çizgili kıyafetler giyiyorduk. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürekli Filistin’i savunuyor ancak biz Uygur Türklerini unutuyor.”

TÜRKİYE SESSİZ KALMAMALI!

Dünya Uygur Kongresi Başkanı Dolkun İsa, Uygur Türklerine yönelik ‘sessizliğin’ kabul edilemez olduğunu söylüyor: “Türkiye’den çok şey bekliyoruz. Türkiye Doğu Türkistan davasına sahip çıkmalı çünkü biz aynı milletin aynı dinin evlatlarıyız. Aynı destanı, aynı tarihi paylaşıyoruz. Türkiye bu zulme sessiz kalmamalı. Uluslararası platformlarda bu meseleyi gündeme getirmeli.”

UYGUR KADIN: BENİ ÖLDÜRMELERİ İÇİN YALVARDIM!

Çin’deki Uygur kamplarından kurtulmayı başaranlardan biri olan 29 yaşındaki Mihrigül Tursun’un anlattıkları, zulmü gözler önüne seriyor. Bazen bir odaya götürüldüğünü başına kask takılarak elleri kolları bağlı şekilde elektrik verildiğini anlatan Tursun, “Vücudum şiddetle titrerken acıyı damarlarımda hissediyordum. Ağzımdan beyaz köpük geliyordu, gerisini hatırlamıyorum. Üç kez tutuklanarak bu tip kamplara götürüldüm. Bu şekilde işkence çekmektense ölmeyi tercih ederdim. O nedenle beni öldürmeleri için yalvardım.” diyor.

‘KÜLTÜREL DEĞİŞİM’ KILIFIYLA TECAVÜZ

Çin, ‘kültürel değişim’ adıyla rezil uygulamalara imza atıyor. Eşleri toplama kampına ya da cezaevine gönderilen Doğu Türkistanlı kadınlar, evlerini kontrole gelen Çinli ‘görevli’ erkeklerle düzenli olarak aynı yatağı paylaşmaya zorunda bırakılıyor. Reddedenler kamplara götürülüyor. RFA Uygur servisinin haberine göre Çin Komünist Partisi üyesi görevliler, Uygurların ve diğer Müslüman azınlıkların evlerini denetlemeye gidiyor. Çoğunluğu Han Çinli erkeklerden oluşan, sayıları 1 milyonu aşan ‘görevliler’ düzenli olarak aileleri ziyaret ederek ayda en az 8 gün bu evlerde sabahlıyor.

Please publish modules in offcanvas position.