Bugün mülteciyi ateşe atan yarın ülkeyi yakar

YORUM | TARIK TOROS

Deutsche Welle muhabiri…

Edirne’de Yunanistan sınırına dayanmış bir göçmene soruyor:

-Nerelisin?

Cevap:

-Ne fark eder ki..

**
Harika bir cevap bu.

Söz konusu, insan hakkı ihlali ise:

-Ne fark eder ki..!

Afgan olmuş, İranlı olmuş, Suriyeli olmuş…

Malatyalı da olabilir.

Ne fark eder ki.

**

Filancanın hakkını savununca…

Otomatik soru:

-Sen de onlardan mısın?

Cevap şu olmalı:

-Ne fark eder ki..

**

Esasen soruda çifte standart var:

-Sen de onlardan mısın?

Elazığ depremi mağdurları için yardıma koşunca..

Kimse, “Elazığlı mısın yoksa?” diye sormuyor.

Çin zulmü altındaki Uygur’ları gündeme getirene…

Kimse, “Uygur Türkü müsün?” diye çıkışmıyor.

Genelde…

“Şeytanlaştırılan” gruplar için “sahip çıkılmasın” diye yapıyorlar bunu.

Ne fark eder ki, deyip geçin.

**

Sınırdaki göçmenle başladık oradan devam edelim.

Başta Afganlar…

Sonra İran, Pakistan, Irak, Sudan, Fas, Tunus, Libya gibi ülkelerden binlercesi Edirne’ye yığıldı.

Aralarında Tacikler bile var, o derece.

Yürüyerek gelmişler.

Suriyeliler azınlıkta.

**

On binlerce göçmenin saatler içinde sınıra yığılması, bir ülke için utançtır esasen.

Almanya’dan, İsveç’ten, Belçika’dan kaçmaya çalışan var mı?

İngiltere mesela, bir göçmeni sınır dışı etme kararı alsa…

O göçmen hükümeti mahkemeye verir, gitmemek için elinden geleni ardına koymaz.

Çoğu zaman da davayı kazanır.

**

Batı artık Ortadoğulu, Afrikalı, Asyalı göçmen istemiyor.

Oysa…

Yıllarca hak ihlallerine kulak tıkayan aynı Batı’ydı.

Milletine zulmeden, ülke kaynakları üzerinden zenginleşen Ortadoğu ve Afrika firavunlarına göz yumdu.

Sadece kendi çıkarlarını umursadı.

Kontrol ve gözetim altında, laf dinleyen, baş ağrıtmayan bir coğrafya.

Amaç buydu.

**

11 Eylül 2001 ABD, İkiz kuleler saldırıları ve Irak işgalinden bu tarafa, Batı için Türkiye tampon ülkeydi.

Bu durumda henüz bir değişiklik yok.

Ankara, bir kısım göçmeni sınıra taşıyıp “şehit haberleriyle ağırlaşan gündemi” değiştirmeyi amaçladı.

Avrupa’ya göçmen şantajı için pilot bölge olarak da Edirne Pazarkule’yi seçti.

Diğer kapılara kimse sokulmadı.

**

Elhasıl:

Erdoğan, Türkiye’nin 1 numaralı ulusal güvenlik sorunu iken…

Şimdi bölgesel güvenlik sorunu haline geldi.

Bu böyleydi de.

Batının fark etmesi zaman aldı.

Esasen farkındaydı da…

Zamana oynadı.

**

Erdoğan içeride muhalefeti parçalayarak küçülttü, aralarına nifak soktu.

Kimse, ötekinin desteğine koşamaz hale geldi.

Aynını şimdi “dış mihraklar” için uyguluyor.

İhtilaflardan besleniyor.

Ne askerler, ne de göçmenler zerre kadar umrunda değil.

Olsaydı, askerlerini şehit eden ülkenin liderinin ayağına gitmezdi.

Olsaydı, göçmenleri iğreti botlara doldurup soğuk sulara bırakmazdı.

Dün askerini yakan bugün göçmeni yakar.

Bugün göçmeni yakan yarın ülkeyi ateşe verir.

Please publish modules in offcanvas position.