BM Önünde Beyaz Sandalye

“Yaşadıklarım bana ders size dert olsun” diye yazmıştı, günlüğüne Kabakçıoğlu. Şimdi onun hayata veda ettiği beyaz sandalyesi, mazlumların sembolü, dünyayı dolaşıyor." 

Hücrede, beyaz bir sandalye üzerinde öldü Mustafa Kabakçıoğlu. Çeşitli hastalıkları vardı, cezaevi yönetimi “tedaviye ihtiyacım var” taleplerine cevap vermemişti. İşte o beyaz sandalye, Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerinin sembolü oldu. Dünyayı dolaşıyor şimdi. Avrupa ülkelerinden sonra Amerika’da çeşitli şehirlerde meydanlardaydı.

Cumartesi günü, New York’taki Birleşmiş Milletler binası karşısında, öğle saatlerinde bir grup insan toplandı. Beyaz sandalyeyi koydular insanlığın gözü önüne. Demir parmaklıklar kuruldu, siyasi tutukluların posterleri taşındı. Bir basın açıklaması ile Türkiye’de yaşananları anlattılar.

Mustafa Kabakçıoğlu’nun hikayesi yankılandı gökdelenlerin arasında.

Binlerce mağdur ve mazlumdan biriydi o.

Emniyet teşkilatında komiser yardımcısıydı.

Cadı avının kurbanı oldu.

Bir hücreye atıldı.

Astım, yüksek tansiyon ve şeker gibi hastalıkları vardı. Gümüşhane cezaevine dilekçeler yazdı.

Cevap bile vermediler.

Her geçen gün durumu kötüleşti. Kilo kaybetti.

24 Ağustos’ta (2020) hastaneye götürün talebi de geri çevrildi. Beş gün sonra (29 Ağustos), tek kişilik hücrenin kapısını açan infaz memuru cansız cesedini buldu. 44 yaşındaydı, iki çocuğu vardı.

TR_f85bd.jpg

Eli kanlı AKP rejimi, Covid-19 salgınından sonra ceza infaz yasasında bir değişiklik yapmış ve hırsızları, katilleri, tecavüzcüleri, mafya babalarını serbest bırakmıştı. Bu değişiklikten gazeteciler, işadamları, akademisyenler, öğretmenler, Mustafa Kabakçıoğlu gibi hastalar yararlandırılmadı.

2016’dan bu yana cezaevlerinde ölen hasta sayısı yüzü geçti.

780 bebek hala cezaevlerinde.

“Yaşadıklarım bana ders size dert olsun” diye yazmıştı, günlüğüne Kabakçıoğlu. Şimdi onun hayata veda ettiği beyaz sandalyesi, mazlumların sembolü, dünyayı dolaşıyor.

Türkiye’deki insan hakları ihlalleri sona erinceye kadar da dolaşmaya devam edecek.

Dünyadan sesler yükselecek;

“Demokrasi ve hukuka dönün. Daha fazla masumun hayatını kaybetmesinin önüne geçin. Cezaevlerindekileri bir an önce tahliye edin!”