Nasıl bir felakete ‘evet’ dediğinizi bilmiyorsunuz

Boğaziçi direnişine dudak bükenler oluyor.

“Günaydın” diyen oluyor.

“Aklınız şimdi mi başınıza geldi” diye sitem eden oluyor.

Yine…

“Biz inim inim inlerken neredeydiniz” diye soran oluyor.

***

Haklı sorular bunlar.

Azaba uğrayan ve yarası halen kanayan her kişi böyle düşünür.

“Dövene elsiz, sövene dilsiz” sözü Yunus için geçerli olabilir.

Evliya değiliz sonuçta.

***

Yine…

Toplumun bir bölümü “aydınlanma” çağına henüz girmiş olabilir.

Jetonu yeni düşmüştür, olabilir bu.

***

Boğaziçili gençler 20-22 yaşında.

Bırakın daha eskiyi…

15 Temmuz olduğunda çoğu liseliydi.

AKP iktidara geldiğinde konuşmayı sökmemiş birer bebektiler.

Başka şey görmediler.

Yaşadıklarını deneyimleri ile tartma, mukayese etme olanakları yok.

***

Gelgelelim:

Yakın zamana kadar “makul” zannettiğiniz kimi insanlar…

Kimi paylaşımları ile çok şaşırtıyorlar.

***

Türkiye çok savaşlar ve darbeler gördü, lakin daha önce böyle uzun bir istibdat dönemi yaşamadı.

Devlet şiddeti ve terörü:

Kimini öldürüyor, kimini sakat bırakıyor, kimi yaralar ise halen açık, kanıyor.

Haliyle, şu tespitleri sık işitiyoruz:

-Geçmişte medya susturulurken ses çıkarılmaması bugünleri hazırladı.

-Geçmişte muhalefet içeri tıkılırken seyredilmesi yenilerini getirdi.

-Geçmişte akademi KHK’larla boşaltılır, üniversitelere kayyım atanırken tepki gösterilmemesi, yeni el koymalara yol açtı vs vs.

***

Bunda incinecek ne var, bilmiyorum.

Kimi zihinler öyle bloklanmış ki…

Hatırlatma yapmaya hiç gelemiyor, içindeki boca ediyor:

-Başkası acı içindeyken ne demeye kendi acınızı öne çıkarıyorsunuz?

-Sürekli kendi derdinizin üstünde tepinip şimdi zulüm görenleri suçlamak ayıp olmuyor mu?

-Siz de sıra size gelene kadar başkalarının acıları ile ilgilenmiyordunuz!

-Sadece kendi acınızı önemsiyorsunuz.

-Bu yüzden kimse sizinle ilgilenmiyor.

-Yalnızsınız, yalnızlığa mahkumsunuz.

-Bu duruma siz yol açtınız.

-Bu yolu kendi ellerinizle inşa ettiniz.

-Dayanışma nedir bilmiyorsunuz, bilemezsiniz.

***

Bu serzenişte…

Türkiye’nin içine düştüğü ve yakın zamanda çıkacak gibi görünmediği ciddi patolojik sorunlar var.

İki kelime özetleyeyim: Genelleme ve linç.

***

Yaygın ve ülke geneline yayılmış bir mağduriyet var.

İnsan hakkı ihlalleri var.

Özellikle 8 senedir her haneye düşmüş bir ateş bu.

Türkiye toprakları, asrı aşan yakın tarihi boyunca sıralanan lokal soykırım ve katliamları bu defa en geniş sahada yurt sathında uygulamaya koydu.

Daha önce damdan düşenler vardı.

Henüz düşenler oldu.

Sırada başkaları da var.

Yarası kanayan mazlumların aramıza hoşgeldiniz” selamını sitem olarak algılamamalı, hoş öyle bile olabilir.

***

Akıldan çıkarmayın:

Boğaziçi direnişi, Türkiye muhalefetinin iktidarın tam da istediği kıvama geldiğini göstermesi açısından mühim aşama oldu.

Mazlumlar birbirini dişlemeyi bırakıp asıl buna kafa yormalı.

***

Türkiye…

İktidarı, muhalefeti, sivil toplumuyla…

Nasıl bir felakete “evet” dediğini görebilmiş değil.