Bir iktidar değişikliği projesi ve Peker merkezinde değil

Erdoğan’ın TRT performansı, doları yüzde 4 zıplattı.

En iyimser tahminle bu, vatandaşın 90 milyar TL’sini yuttu.

Aynı yayında, 128 milyar doların “altyapı çalışmalarına” harcandığını açıkladı, sorulmadan.

Halkın, Merkez Bankası rezervlerini “bütçe” gibi algıladığını bildiği için…

Ona uygun yalan söylüyor.

Kaldı ki, sonuncusu…

Rezervlerin erimesine gerekçe olarak ürettiği -galiba- dördüncü farklı yalan oldu.

Orada değilim.

Halkın anlayacağı daha somut bir şey vardı.

-3 doz aşımı oldum. Bir de antikor yükseldi mi, yükselmedi mi bununla ilgili adımı da attım. Hamdolsun 2160’ı yakaladım. (Erdoğan, TRT, 1 Haziran 2021)

***

Dünyada üçüncü doz aşı henüz önerilmezken…

Hele hele antikor ölçümüne, maliyeti yönüyle girilmezken…

Bunları halletmiş ve övünerek bahseden, sonra sıkılmadan…

“50-55 yaş üzerini aşılamaya geçmekten” bahseden bir cumhurbaşkanı.

***

Çankaya Köşkü pencerelerine yansıyan gün ışığından gündüz çekildiği anlaşılan program, gece “canlı” gibi verilmişti.

Yani, Erdoğan’ın lafları gözden geçirilip öyle servis edildi.

Buna rağmen bu bölümü kesmediler.

Bunun iki nedeni var:

BİRİNCİSİ, Erdoğan’ın canlı yayında pot kırmasına, gaf yapmasına artık tahammül yok.

İKİNCİSİ, “Ağaya 3 doz aşı, maraba aşı kuyruğunda” isyanına ihtimal vermediler.

Hoş, böyle bir bıdırdanma da olmadı.

Belki olmuştur, herkes içine attığı için ölçemiyoruz.

***

Erdoğan’ın yorgun ve bitik olduğu net görülüyor.

Bu defa ekran makyajını da fena kaçırmışlar, berbattı.

Enerjisi yoktu.

Laflarındaki düzensizlik, birbirini tutmayan yanlış bilgiler ve çarpıtmalar…

Ya kasıtlı yalan söylediğini ya da tümüyle böyle bilgilendirildiğini gösteriyor.

Farklı bir evrende olabilir.

Ne propaganda bakanı, ne medyası, arkasını toplayamıyor.

Hangi devlet başkanı, kabul ettiği jimnastikçilere, “madalyaları çaldırmayın” der ki?

Akli melekeleri fena halde problemli.

***

Siyasi gücü gittikçe eriyen, bedenen ve zihnen bitik…

İç ve dış dinamiklerin güçlükle ayakta tuttuğu bir cumhurbaşkanı.

Erdoğan rejiminin kalın duvarları öyle inceldi ki…

Sedat Peker’in müthiş zamanlamayla surda büyük delikler açması pek zor olmadı.

***

Kanaatim odur ki:

-Peker, üzerinde çalışılmış bir proje.

-Balkanlar’dan çıkması, Fas’tan son anda kaçırılması ve Dubai… Desteksiz atılacak adımlar değil.

-Perdeli ya da açık istihbari yardım aldığı açık.

-Ezbere konuşmuyor.

-Bir ekip, sürekli güncel malzeme temin ediyor.

-Gündemi elinde tutması, gevşetip sıkması, girdiği/girmediği konular vs, ustaca tanzim edilmiş.

-En son… “Tayyip abisi”ni hırpalamayı, 14 Haziran sonrasına bırakması da, diplomatik bir strateji.

***

Arkasında bir akıl var.

Ve o akıl…

Ülkeyi parsel parsel bölüşen çeteleri ekarte edip…

Aynı devlete konmayı planlayan bir akıl.

Bu ekip, zor bir işe soyunmuş görünüyor.

Çünkü karşınızda kanserli bir organ veya uzuv yok ki kesip atasınız.

Tüm bünyeye metastaz yapmış bir illet söz konusu.

Önceki yazıda “bağırsakları temizlemekle bitmez” demem ondandı.

***

Bu bir iktidar değişikliği projesi ve Sedat Peker işin merkezinde değil.

Yapımcıyı, yönetmeni, senaristi bilmem, başrolde Peker var.

Kritik isim ise Devlet Bahçeli.

Peker ona hiç değinmedi, ima yollu bile bahsetmedi.

Erdoğan’ın biyolojik ömrünü Allah bilir.

Siyasi kaderi ise pamuk ipliğine bağlı, Bahçeli’nin tek cümlesine bakar.