Putin'i yenmek istedi ama zamanı olmadı

Putin'i yenmek istedi ama zamanı olmadı

İngiltere Başbakanı Liz Truss, kısa bir açıklamayla görevinden istifa etti. Başbakanlık konutu 10 Numara'nın önünde konuşan Truss, Muhafazakar Parti tarafından seçimle atandığı görevi yerine getiremeyeceğini söyledi. Truss, "Majesteleri ile görüştüm ve ona Muhafazakar Parti lideri olarak istifa ettiğimi bildirdim" dedi. Dünyanın farklı yerlerinde gazeteler çarpıcı manşetler atarken 'Marul kazandı' gibi çok ilginç yorumlar yapıldı. 

Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşta en çok taraf ülkelerden İngiltere’nin, 45 günlük Başbakanı’nın rekor bir süreyle istifa etmesi Moskova’da bir ‘zafer’ olarak algılandı. Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı ve eski Devlet Başkanı Dmitry Medvedev twitter adresinden Liz Truss'a veda etti ve ‘marulu’ zaferinden dolayı kutladı. "Güle güle, Liz Truss, salata için tebrikler!" yazan Medvedev, Başbakan olarak Truss'tan daha uzun süren marul muhabbetini hatırlattı.

Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova kendi telegram kanalında, İngiltere Başbakanı Liz Truss'un kısa süre içerisinde ulaştığı tüm başarısızlıkları hatırlattı. “Truss yönetimi daha görevin yeni başındayken Muhafazakar Parti üyeleri, Boris Johnson'ın başbakanlık görevine iade edilmesini önerdi... Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov ile yaptığı görüşme sırasındaki coğrafyayı karıştırmasına ilişkin utancı hatırlayın... Rus sınırlarına yakın bir NATO tankının geçişi ve Truss ile görüşmesinden hemen sonra Büyük Britanya Kraliçesi II. Elizabeth'in cenazesi... İngiltere, başbakan olarak böyle bir utanç duymadı’’ şeklinde yazdı.

Uluslararası Siyasi ve Ekonomik Stratejiler Enstitüsü (RUSSTRAT) Direktörü ve Milletvekili Elena Panina aynı şekilde telegram kanalında yorumladı. ‘’Birleşik Krallık tarihinde, bu kadar kısa sürede, sadece 45 gün içinde görevinden ayrılacak bir Başbakan görülmedi! İşin açıkçası istifasının sürpriz olduğu söylenemez. Truss'un Eylül ayındaki "başarılarını" değerlendiren uzmanlar, en fazla ilkbahara kadar Downing Caddesi'nde oturacağından şüphelerini dile getiriyorlardı. Bu kadar erken olacağını ise onlarda beklemiyordu. Demekki Liz Truss ülke tarihine geçmek istedi! Halefinin kim olacağı pek önemli değil. Negatif bir etkiyle gelecek. Liderler arasında İngiliz yönetimine karşı algı çoktan oluştu. Bu nedenlerle İngiliz ekonomisini mucizeler bekliyor’’

Russia Today’a (RT) değerlendirme yapan Roman Shimaev, İngiliz futbol efsanesi Gary Lineker’in sözleriye başlıyor: "Bir başbakan daha istifa etti. Buna inanabiliyor musunuz? Görünüşe göre hiçbir planımız kalmadı. Nasıl bir çıkmazdayız.” Shimaev devamında şu yorumu yapıyor: İngiltere Başbakanı Liz Truss, görev süresinin henüz 45. gününde istifa ettiğini açıkladı ve bu ülke için bir anti-rekor oldu. Kabinenin yeni başkanının ay sonuna kadar atanması bekleniyor. Başbakanlık görevi için en büyük aday eski Maliye Bakanı Rishi Sunak. Rakipleri arasında ikinci kez kabineye başkanlık edebilecek Boris Johnson da var. Muhalefetteki İşçi Partisi, İngiltere'de bir an önce genel seçim yapılması çağrısında bulundu. İşçi Partisi lideri Keith Starmer'ın dediği gibi, 12 yıllık başarısızlıktan sonra İngilizler, "bu kısır döngüden" çok daha fazlasını hak ediyor.

Regnum Haber ajansındaki köşesinde değerlendiren Anna Çarikova ise çarpıcı ifadeler kullanıyor: ‘’Görevde çok az kaldı ve ülke ekonomisini tam yok edemedi’’... “Ne kadar acınaklı oldu halbuki yeni Thatcher olacaktı... Bir rezalet’’... “Bütün Britanyalılar, [Kiev yönetimine] gösterilen bu aşırı ilginin kendilerine mali açıdan bir sonucu olacağını zaten biliyorlardı”... “Bahisçiler haklıydı. Marul daha uzun yaşadı’’... “Putin'i yenmek istedi ama zamanı olmadı.”

RUSYA İNGİLTERE GERİLİMİ YENİ DEĞİL

Dünya sisteminde yükselen güç olarak Rusya ve Çin, eski yerleşik güçler olan Batı’nın karşısına çıkmaya başladı. İngiltere ve ABD’nin sırasıyla Rusya ve Çin’e karşı rakip gözüyle bakmaları beraberinde tartışmaları ve çatışmaları doğurdu. Mevcut baskın güçler, yükselen rakiplerden algıladıkları tehdit sebebiyle denge maksimizasyonuna girdiler. Daha Ukrayna savaşı öncesi, İngiltere Eski Genelkurmay Başkanı Nick Carter, Rusya’nın Doğu Avrupa için büyük tehdit haline geldiğini ve ülkesinin Rusya’yla savaşa hazır olması gerektiğini söyledi.

ABD-AB arasında son yıllarda yaşanan gerilim ise ayrı bir denge aracına dönüştü. Belli hususlarda Washington’un yanında duran Londra, Avrupa’nın Rus doğalgazına olan bağımlılığını sona erdirmesini istiyordu. Ayrıca Rusya’yla olası bir sıcak çatışmada İngiltere ve ABD, Avrupalı güçlerden destek alamayacakları için Rusya’yla tek başlarına mücadele etmek zorunda olduklarının farkına vardılar. Bu riski gören Londra, Almanya’ya zırhlı bir tugay göndereceğini açıkladı. Moskova ise İngiltere’yi kendi topraklarına yaklaşmakla suçluyordu. Konuyla ilgili Rusya’nın İngiltere Büyükelçisi Andrei Kelin, iki ülke arasında “oldukça ciddi bir savaş riski” olduğu uyarısında bulundu.

Hatırlanacağı üzerine Ukrayna ile Rusya arasındaki uzun süren gerginlik 24 Şubat’ta Putin’in emriyle askeri operasyona dönüştü. Londra yönetimi, Rusya'nın operasyonunun Donbas'la sınırlı kalmayacağını, Ukrayna'ya tam kapsamlı bir işgal hareketi düzenlemeye hazır olduğunu öne sürmüş ve bu nedenle Kiev’e hem askeri hem de istihbarat desteği vereceğini açıklamıştı.

İngiltere Ordusu’nun eski komutanlarından General Richard Dannatt savaşa hazır olduklarını ima eden, ‘’Bu, ordunun en iyi askerinden ihtiyatlı bir tavsiye. Bu tabiki, ordunun Ukrayna'ya konuşlanmak üzere olduğu anlamına gelmez, ancak barış zamanında hayatın her alanında savaşa hazırlanmak her ordunun görevidir. Bununla birlikte Avrupa'da bir savaş, saldırgan bir Rusya ve Rusya'nın sınırlarındaki endişeli ülkeler söz konusu olduğunda, İngiliz askerlerinin neler olabileceği konusunda gerçekçi olmaları mantıklı’’ ifadelerini kullandı.

Sonuçta İngiltere, Ukrayna'ya destek veren ülkeler arasında ilk sırada geldi. Savaşın başından bu yana Ukrayna'ya tanksavar silahları ve roket atarlar gönderen İngiltere ayrıca Ukrayna güçlerinin eğitimine yardımcı olmak için Kraliyet Deniz Piyadeleri de görevlendirdi. Bu gün gördüğümüz manzarada haliyle Londra’da siyasi ve ekonomik buhran Moskova’da zafer gibi algılandı. Savaş günleri Kiev’i bir kaç kez ziyaret eden Boris Jonson’un istifası ve devamında Başbakan olan Liz Truss’ın tutunamaması Moskova yönetiminde pozitif etkiye neden oldu.